Esalet Nedir? Bir Anın İçinde Kaybolan Bir Duygu
Bazen bir kelime, bir anda dünyayı değiştirebilir. Esalet, belki de bu kelimelerden biri. Hayatımda “esalet” kelimesiyle ilk karşılaşmam, Kayseri’nin soğuk bir akşamında, bir arkadaşımın bana söylediği tek bir cümlede gizliydi. O an o kadar karışıktım ki, ne olduğunu anlamadan, sadece söylediklerini içimden geçirdim. Ama o kelime, zamanla zihnimin derinliklerine kazındı. Esalet nedir? Düşündükçe cevabını aramaktan bir türlü kurtulamadım. Birçok düşünceyle baş başa kaldım, ama bir gün gerçekten anlamaya başladım.
Bir An, Bir Anlama Yolculuğu
O gün arkadaşım, eski bir meyhanede karşıma oturmuştu. Ortamın havası, sessiz ama aynı zamanda oldukça huzurluydu. Duvarda eski zamanlardan kalma fotoğraflar, buranın yıllarca yaşadığını fısıldıyordu. Bir yudum şarap içtik, belki de bir şeyler paylaşalım diye. Bir anda, onun derin bakışlarından bir anlam çıkarmaya çalıştım, gözlerinde bir şeyler vardı, bir şeyler anlatmak istiyordu.
Birdenbire “Hayat bazen sana, en karanlık anlarda bile esalet sunar” dedi. O an o kadar kalabalıktık ki, kelimeler boğulmuştu. Ne demekti bu? Gerçekten, karanlık bir anda esalet olabilir miydi?
O anki hislerimi açıklamak zor. Hani insan bir şeyi duyar ama anlamaz ya, işte o an öyleydim. Bir yanda heyecan vardı, diğer yanda kaybolmuş bir kararsızlık. O an anlamadım, ama o kelime daha sonra, tüm duygularımı sarmaladı ve esaletin ne olduğunu daha iyi kavrayacak bir döneme girmemi sağladı.
Esaletin Başka Bir Yüzü
O günden sonra, esaletin anlamını düşünmek, kafamı kurcalayan bir bulmaca gibi sürekli beni düşündürmeye başladı. Gerçekten de esalet, huzurun ve sakinliğin bir yansıması mıydı? Yoksa, hayatın içinde kaybolan bir derinlik miydi? Kayseri sokaklarında yürürken, bu soruyu sürekli kendime sordum. Birçok kişi için esalet, sadece dışarıya yansıyan bir görüntüydü; güzel giyinmiş insanlar, sakin bir tavır, her şeyin kontrollü bir hali… Ama ben ne kadar dışarıya bakarsam bakayım, içimde esaletin başka bir yüzü vardı.
Bir akşam, yine yürüyüş yaparken, karşılaştığım yaşlı bir adamı hatırlıyorum. Yüzünde hayatın izleri vardı, ama o kadar huzurluydu ki. Sanki her şeyin farkındaydı. Birden durdu, bana baktı ve “Esalet, hayatın seni değiştirmesine izin verirken, onu tam anlamıyla kabul etmektir,” dedi. O an her şey yerli yerine oturdu. Esalet, yalnızca dışarıdan görünen bir şey değildi. O, bir tür içsel dinginlikti. Birini değiştirecek kadar güçlü olabilen, ama her şeyin içinde kaybolmuşken bile varlığını hissettiren bir şeydi.
Hayal Kırıklıklarıyla Yüzleşmek
Hayatın içinde bazen en derin hayal kırıklıkları vardır, çünkü bazen biz, neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veremeyiz. İnsan, zaman zaman gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır, ve işte o anlar belki de esaletin en derin anlamını taşır. O hayal kırıklıkları, insanı bir tür içsel güçle yüzleştirir, o anlar, içimizde daha önce fark etmediğimiz derinlikleri ortaya çıkarır.
Bir sabah, o eski meyhanede söylediği cümleyi hatırladım: “Hayat, seni en karanlık anlarda bile dönüştürür.” Şimdi fark ediyorum ki, o karanlık anlar belki de esaletin ta kendisidir. Zamanla o zorluklar seni büyütür, değiştirir. Onları kabullenmek, onların içinde esaleti bulmak… İşte bu, gerçek anlamda yaşamak demekti.
Bir Sonraki Adım: Esaletin Kucaklayıcı Gücü
Zamanla, daha çok insanla tanıştım, daha çok hikâye dinledim. Herkesin bir hikayesi vardı, herkesin bir karanlık anı. Ve o karanlık anların sonunda, her birinin kendince bulduğu bir esalet vardı. Kimisi zamanla, kimisi ise sadece bir içsel farkındalıkla buldu bu esaleti. Ama bir şey kesin: Esalet, dışarıdan bakıldığında sadece bir duruş ya da görüntü olabilir, ama içsel bir kabul ve dinginliktir.
Belki de esaletin tanımı, bir kaybın ardından yeniden doğabilmekte saklıdır. O kadar yıkılmışken, hayal kırıklıklarına boğulmuşken bir şeyin farkına varmak… O, bazen beklenmedik bir anda, belki bir yabancıdan, belki bir eski dosttan gelen bir cümlede saklıdır. Belki de esas olan, hayatın sana sunduğu tüm zorlukları kabullenmek ve onlardan büyüyebilmekte gizlidir. Esalet, tam da bu anlarda kendini gösterir.
Ve ben, o gün hala o cümleyi düşündüğümde, içimde bir huzur bulurum. Esalet, en karanlık anlarda bile seni kucaklar, sana bir anlam verir. Eğer buna izin verirsen, hayatın en acı anlarında bile, bir tür güç ve dinginlik sağlar.