Giriş: Kaynakların Kıtlığı ve “Fiskal” Kavramına Dair Analitik Bir Bakış Fırsatların sınırlı, ihtiyaçların ve arzuların sonsuz olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu gerçek, ekonomik karar vermeyi kaçınılmaz kılar: kaynağı nereye ayırmalıyız? “Fiskal” ne anlama gelir? sorusunu duyduğumuzda akla ilk gelen yalnızca bir kelime değildir; bu terim devletin, toplumun ve bireylerin kaynak tahsisi ile ilgili tercihlerini ifade eder. Kaynakların kıt olduğu bir ortamda devletin vergilendirme, harcama ve borçlanma kararları; kamu politikaları ve toplumsal refah üzerinde derin etkiler bırakır. Bu yazıda “fiskal” kavramını mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifleriyle detaylı şekilde inceleyeceğiz. Temel anlamıyla “fiskal”, devlet maliyesine ilişkin demektir: hazineye ve özellikle vergi…
Yorum BırakGünlük Hareketler Yazılar
TSK Kaç? Psikolojik Bir Mercekten İnsan Davranışlarının Derinliklerine Yolculuk İnsan davranışlarının ardında ne tür duygusal ve bilişsel süreçlerin yattığını keşfetmek, günlük yaşamımızdaki en basit sorulardan bile farklı psikolojik dinamikler çıkartabilmemize olanak tanır. Her bir seçim, her bir tepki, bazen tamamen bilinçli, bazen ise bilinçaltımızdaki derin izlerin bir yansımasıdır. “TSK kaç?” gibi bir soru bile, belki de ilk bakışta basit bir ifade gibi görünüyor. Ancak, insan psikolojisinde bu gibi soruların altında yatan motivasyonlar, sosyal etkiler ve duygusal tepkiler, çok daha derinlere inen bir keşfe dönüşebilir. Bu yazıda, TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) sorusunun psikolojik boyutlarını; bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji açısından inceleyecek…
Yorum BırakModel Boyu En Az Kaç Olmalı? Geleceğe Dair Düşünceler Teknoloji hızla gelişiyor ve her geçen gün yeni bir yenilik hayatımıza giriyor. Ben, 28 yaşında bir birey olarak, tüm bu değişimleri hem heyecanla hem de bir miktar kaygıyla izliyorum. Geleceği düşündükçe, “Ya böyle olursa?” sorusunun cevabını merak ediyorum. Özellikle iş ve sosyal hayatımızı derinden etkileyen teknolojik gelişmelerle birlikte, fiziksel özelliklerimizin de ne kadar önemli olacağı konusunda kafamda bir sürü soru var. Bu sorulardan biri de şu: Model boyu en az kaç olmalı? Gelecekte Model Boyu ve Fiziksel Özelliklerin Önemi Bugün, özellikle dijital platformlarda görsel içeriklerin rolü giderek artıyor. Moda, reklam, tanıtım…
Yorum BırakTürkiye Demokratik mi? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyat, dilin ve kelimelerin gücünden yararlanarak toplumsal yapıları, bireylerin yaşamlarını ve dünya görüşlerini şekillendirir. Hikayeler, şiirler, romanlar, hatta şiirsel denemeler bile toplumsal, kültürel ve siyasi hayatın etkisiyle şekillenir ve bir anlamda toplumu yansıtan aynalar olarak işlev görürler. Edebiyatın sunduğu güçlü anlatılar, bireylerin düşüncelerini sorgulamaları, toplumsal yapıları eleştirmeleri ve belki de daha adil bir dünya arayışına girmeleri için bir araç olmuştur. Bu yazıda, Türkiye’nin demokratik yapısını edebiyat perspektifinden incelemeyi amaçlıyoruz. Bu tartışmayı, bir yandan edebiyatın toplumsal yansıması olarak hem geçmişe hem de bugüne dair metinler üzerinden ele alarak gerçekleştireceğiz. Edebiyatın dönüştürücü gücü, bazen gözle…
Yorum BırakDoymadan Kalkmak Sünnet mi? Bir Gelenek, Bir Yaşam Tarzı ve Derinlemesine Bir İnceleme Bir sabah kahvaltısında doymadan kalktığınızda, hemen aklınıza şu soru gelmiş midir: “Acaba bu doğru mu, ya da bunun dini bir anlamı var mı?” Hepimiz yemeklerin tadını çıkarırken bazen fazlasını isteriz. Ancak, biraz da içsel bir ses bizi uyarır: “Yeterince yedin, fazla kaçırma!” Hatta bazen, doymadan kalkmak gibi bir geleneksel davranış biçimi, kendiliğinden oluşmuş gibi gözükebilir. Fakat, acaba bu alışkanlık sadece kişisel bir tercih mi, yoksa gerçekten dini ve manevi bir öğretiyle mi ilişkilidir? Bu yazıda, “doymadan kalkmak sünnet mi?” sorusunu tarihsel bir bakış açısıyla derinlemesine ele alacağız.…
Yorum BırakKadınlar Sevişirken Neden Islanmaz? İzmir’in sıcak havasında, bir kahve molasında veya bir akşam sohbetinde karşımıza bu soru çıkarsa, çoğumuz kafayı biraz karıştırıp, hemen “İyi de bu ne demek şimdi?” diye sormak isteriz. Çünkü bu tür sorular genelde ya tam anlamıyla ciddiyetle, ya da sarkastik bir şekilde gündeme gelir. Bugün, biraz da cesurca, bu soruyu ele alarak, kadınların cinselliği hakkındaki toplumdaki yanlış anlamaları ve tabuları konuşmak istiyorum. “Kadınlar sevişirken neden ıslanmaz?” sorusu belki de aslında daha çok toplumsal bir yargının ürünü. Gelin, ne kadar doğru olduğunu anlamaya çalışalım. Kadınların Cinselliği: Duyusal Olarak Nasıl Algılanıyor? Öncelikle, kadınların cinsel tatmini ve fiziksel yanıtlarını…
Yorum BırakVakia Ne Demek? Diyanet Perspektifinden Tarihsel Bir İnceleme Geçmişin derinliklerine bakmak, bugünü anlamanın ve geleceği şekillendirmenin en etkili yollarından biridir. Tarih, sadece geçmişteki olayları kaydetmekle kalmaz; aynı zamanda o olayların toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini, insanlık tarihindeki kırılma noktalarını ve dönüşüm süreçlerini de bize gösterir. “Vakia” kelimesi, İslam tarihi ve dini literatüründe önemli bir yer tutar. Ancak bu kelimenin ne anlama geldiğini ve tarihsel gelişimi içindeki önemini anlamadan, sadece bugünün yorumlanması yetersiz kalır. Peki, vakia nedir ve tarihsel süreçte nasıl evrilmiştir? Bu yazıda, “vakia” kavramını, Diyanet perspektifinden ve tarihsel bir bakış açısıyla ele alacak, bu terimin zaman içindeki dönüşümünü ve toplumsal…
Yorum BırakErkek Östrojen Alırsa Ne Olur? Psikolojik Bir Bakış İnsan davranışlarını anlamak, çoğu zaman karmaşık bir bulmacayı çözmeye benzer. Bir kişinin ruh halini, tutumlarını, kararlarını ve etkileşimlerini şekillendiren birçok faktör vardır. Biyolojik, çevresel ve sosyal etkiler bu dinamikleri sürekli olarak şekillendirirken, hormonların bu süreçteki rolü genellikle gözden kaçabilir. Erkek östrojen alırsa ne olur? Bu soru, hem biyolojik hem de psikolojik açılardan büyük bir merak uyandırıyor. Hormonların, özellikle östrojenin, erkek üzerindeki etkileri sadece fiziksel değişimlerle sınırlı kalmaz; bilişsel, duygusal ve sosyal yönleriyle de dikkate değerdir. Bu yazıda, erkeklerin östrojen almasının psikolojik boyutlarına odaklanacağız. Bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden yola çıkarak, hormonların…
Yorum BırakZuhûra Ne Demek? Edebiyatın Gizemli Işığında Bir Kavram Her kelimenin ardında, onun anlamını aşan bir dünya yatar. Edebiyat, kelimelerin bu derinlikli dünyasına kapı aralayan bir sanattır. Metinler, anlamın ötesine geçer; semboller, imgeler ve anlatı teknikleriyle varlık bulur. Her kelime bir dünyadır, her anlatı bir yolculuk. Bu yazıda, kelimelerin gücüne, anlamın katmanlarına ve edebiyatın diline olan ilgimizi pekiştirmek için “zuhur” kavramını ele alacağız. “Zuhur” nedir, nasıl anlaşılır? Edebiyatın gözünden bakıldığında, bu kavram nasıl bir dönüşümü, bir içsel ışığı simgeler? Gelin, farklı metinler ve temalar üzerinden bu anlamı arayalım. Zuhur: Tanımın Ötesindeki Işık Türkçede “zuhur” kelimesi genellikle “belirme” ya da “ortaya çıkma”…
Yorum BırakKaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçları Üzerine Düşünmek İnsanlar, ekonomik kararlarını verirken daima sınırlı kaynaklarla karşılaşırlar. Zaman, para, sosyal sermaye ve dikkat gibi kıtlıklar, hayatın her alanında seçim yapmayı zorunlu kılar. Seçimlerin sonuçları, sadece bireysel refahı değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı ve normları da etkiler. “Yetiş ya Muhammed demek şirk mi?” sorusu, çoğunlukla teolojik bir sorgulama çerçevesinde ele alınsa da, bu tarz ifadelerin ekonomik tercihlerle nasıl ilişkilendirilebileceğini irdelemek, ekonomik analizin kapsamını genişletebilir. Ekonomi, yalnızca mal ve hizmetlerin üretimi ve dağıtımıyla sınırlı değildir; insanların inançları, algıları ve davranışları da ekonomik sistemin bir parçasıdır. Bu yazıda, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden bu…
Yorum Bırak