İçeriğe geç

Espresso sütlü mü yoksa sütsüz mü içilir ?

Espresso: Sütlü Mü, Sütsüz Mü? Bir Yudumda Hayat

Kayseri’nin sabah güneşi, nar çiçeklerinin rengi gibi. Henüz uyanmamış, sessiz ve sakindi. Dışarıdaki dünyaya adım atmadan önce, her sabah olduğu gibi balkonuma adım attım. Bir an durdum, içimi çekip derin bir nefes aldım. Hava serin, ama yavaşça ısınmaya başlıyordu. Yıllardır bir şeyin hep aynı şekilde olması insanı huzurlu yapar mı? Bilmiyorum. Ama her sabah saat yedide uyanıp, o anın tadını çıkarırken sanki tüm dünya bir tek ben varmışım gibi hissediyorum.

Her sabah içtiğim kahve, benim için sadece uyanmak değil, aynı zamanda bir başlangıçtı. O günün ne olacağına dair belki de sadece bana ait bir kehanet. Kimseyle paylaşamadığım, bazen kendimle kalmak istediğim, bazen de kahvemle mutlu olduğum anlar… İşte böyle bir anı daha yaşıyordum.

Balkonda bir yudum kahve içmeden, kendimi tam anlamıyla hayatta hissedemiyorum. Ama bugün bir fark vardı. Bugün, kaybolmuş bir kararsızlık vardı içimde. O kadar belli etmiyorum ama, kafamı karıştıran bir soru vardı. “Espresso sütlü mü, sütsüz mü içilir?” Bazen insanlar basit şeylerle kafayı karıştırabilir. Ama bu bana biraz daha özel gibi geliyordu. Çünkü aslında bu sadece bir kahve tercihi değil, benim hayata dair bazı sorularımın bir yansımasıydı.

BİR YUDUMU BİR DÜNYA KADAR DEĞERLİ

Espresso, kaybolmuş bir duygunun simgesidir aslında. Her yudumda, her damlasında bir zaman yolculuğu vardır. İlk içişimde, hayatın bazen acı olduğunu kabul ediyorum. Bazen bitter, bazen sert. Kahvenin içindeki o yoğun aroma, sanki yüzüme tokat gibi çarpar. Ama bir o kadar da o tokadı seviyorum. Çünkü sonra gözlerimi kapatıp, bu acıların sonrasında gelen huzuru hissetmek… O yudumu almak bir anlamda hayatı kucaklamak gibi. Ama sonra aklıma bir soru gelir: Süt eklersem ne olur?

Süt eklemek, belki de hayatı yumuşatmak gibidir. Sütün o yumuşak, dingin dokusu, kahvenin acılığını alır. Fakat bazen, bazı şeylerin acısı olmadan geçmesi mümkün değildir. Süt, evet, yumuşatır ama her zaman acıyı ortadan kaldırmak doğru mudur? Bazen acıyı tam hissetmek gerekmez mi?

Yavaşça bir kahve içmeye karar verdim. Ama bu sefer, kendime sormam gereken bir soru vardı: Espresso’yu sütlü mü içmeliyim, sütsüz mü?

Bir zamanlar bu sorunun önemi yoktu. Ama son birkaç haftadır, hayatımda bazı kararlar beni kararsız bırakıyordu. İnsan bazen sadece basit bir kahve sorusu ile de hayatta nereye gittiğini, neyi aradığını sorgulamaya başlar.

SÜT EKLERSEM, İÇİMDEKİ ÇOCUK KAYBOLUR MU?

Hayatımda aldığım her karar gibi, kahve tercihim de bir yansıma gibiydi. Kahvem, içimdeki küçük çocuğu simgeliyordu. Çocukken, her şey basitti. Hayatın tadı, her zaman tatlıydı. Küçükken kahve içmek yasak olsa da, her zaman hayalini kurardım. O zamanlar, sütlü kahve içmenin ne kadar özel olduğuna inanırdım. Süt eklemek, kahvenin asıl ruhunu öldürüyormuş gibi gelirdi bana. Ama şimdi, her şey biraz daha karmaşık, biraz daha kasvetli.

Sütlü kahve, çocukluk hayallerime yaklaşmak gibiydi. Belki de o kaybolan saf mutluluğu hatırlamama yardımcı olurdu. Ama yetişkin olduğumda, bazen duygularımı gizlemek için acı bir yudum almak gerekirdi. Bu yüzden sütsüz, sert bir espresso içmeyi tercih ediyordum. Süt, hayatta bazı şeyleri hafifleten bir maske gibiydi.

KARARSIZLIĞIN EFSANESİ: KAHVENİN MUCİZESİ

Sonunda kahvemi hazırlamaya karar verdim. İçimden bir ses, “Espresso sütsüz, ne kadar acı olursa o kadar iyi,” dedi. Diğer ses ise, “Biraz süt ekle, belki de aradığın huzur buradadır,” dedi. Her zaman olduğu gibi, içimdeki her şeyin mücadelesi başlıyordu. Fakat bu kez kahve bile karar vermemi zorlaştırıyordu.

Balkonuma yerleşip kahvemi yudumlamaya başladım. Espresso, sütsüz, kararlı. Kısa süre önceki kararsızlığım, yerini keskin bir doğruluğa bırakmıştı. Bazen hayatta da öyle olmuyor mu? Kararsızlıkla boğulurken, bir anda bir şeyler netleşir ve sadece bir yudumla her şeyin anlamı çözülür.

O an, birden fark ettim ki, espresso’nun her yudumu, yaşamın anlamını sorgulamak gibiydi. Ama her yudumda bir başka anlamın, bir başka duygunun yansımasıydı. Süt ekleseydim, belki de hislerim daha yumuşak olurdu ama yine de, sütsüz espresso’nun acısı, bana aslında hayatın güzelliklerini hatırlatıyordu. Her anın acısına değmeye değerdi.

Ve işte o an geldiğinde, kalbimde bir sıcaklık hissettim. Sadece bir kahve, ama içindeki duygular bambaşka. “Hayatın her acısı, her tatlısı bu kadar değerli,” dedim içimden.

SONUÇ: HİSSET, İÇ, YAŞA

Kahvenin, en acı halini, sütsüz espressoyu içmek, bazen yaşamın gerçek yüzünü görmek gibidir. Zor, ama bir o kadar da değerli. Süt eklediğinizde belki daha kolay gelir her şey ama ben acıyı da seviyorum. Çünkü o, hayatın bir parçası.

Şimdi, her sabahın tadını çıkarırken, ne bir kahve kararı, ne de başka bir şey beni üzebiliyor. İçimdeki o kararsızlık, yavaşça kayboluyor. Çünkü ben, hem sütsüz espressoyu, hem de hayattaki her duyguyu, her anı severim. Sonuçta, ne olursa olsun, hayatta her şeyin bir nedeni vardır. Kimi zaman acı, kimi zaman tatlı. Ve her yudumda, her kararımda bir anlam buluyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet yeni adresivdcasino girişbetexper güncel